Türkiye Enerji Tüketimi – Grafikle Gösterim

Türkiye’nin birincil enerji tüketimi 2016 yılı verilerine göre ve 2000 yılına kıyasla %71,5 oranında artış göstererek 136,2 Mtep değerine ulaşmıştır. Bu 16 yıllık dönemde birincil enerji tüketimindeki yıllık ortalama artış %3,4’tür. Türkiye’nin birincil enerji tüketimi kaynak bazında incelendiğinde kömür, petrol ve doğalgazın ön plana çıktığı görülmektedir (Şekil 2.11). Kömür, 2000 yılındaki seviyesini korurken, petrolün payı çok hızlı bir düşüş göstererek %42,3 seviyesinden gerilemiştir. Doğalgaz tüketiminde ise 16 yıllık dönemde %208 oranında bir artış gerçekleşmiş ve doğalgazın %15,7 olan payı %32’ye kadar çıkmıştır. Doğalgaz tüketimi yıllık bazda ortalama %7,3 artış göstermiştir (YEGM 2018).

Yenilenebilir enerji kaynakları (güneş, rüzgar, jeotermal ısı ve biyoyakıt) ise toplam arz içerisinde fazla paya sahip olmasa da, 2000-2016 döneminde yıllık bazda ortalama %14,4 oranında artış göstererek kaynak bazında en hızlı artışı gerçekleştirmiştir.

Toplam nihai enerji tüketimi sektörel olarak incelendiğinde ise tüm sektörlerin enerji tüketimleri artmıştır. En hızlı atış hizmet ve ulaştırma sektörlerinde olmuştur. Tarım sektörünün enerji tüketiminde 2000-2008 dönemi için hızlı bir artış gözlemlenirken, 2008-2016 döneminde ise yıllık bazda ortalama %3’lük bir azalma yaşanmıştır.

Tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi, Türkiye’nin de son yıllardaki en önemli gündem maddelerinden biri enerji politikaları ve enerji kaynaklarının dengelenmesidir. Türkiye, jeopolitik konumu itibariyle dünya üzerindeki kanıtlanmış petrol ve doğal gaz rezervlerinin büyük bir kısmının bulunduğu ülkelere yakın bulunmaktadır. Bu sebeple Türkiye, enerji üreticisi ve tüketicisi ülkeler arasında bir köprü konumundadır. Bu durum, enerji güvenliğinin sağlanması hususunda Türkiye’nin çok önemli stratejik bir yeri olduğunun ispatıdır. Ancak fosil enerji kaynakları bakımından Türkiye’nin, dışa bağımlı olması, mevcut yenilenebilir potansiyelini değerlendirme konusunda önemli adımlar atılmasını gerekli kılmaktadır. Özellikle son dönemlerde bu amaçla yapılan büyük yatırımların devam ettirilmesi ülkenin kalkınma performansına önemli bir destek sağlayacaktır.

Yapılan araştırmalara göre Türkiye’nin son yıllarda ekonomik anlamda göstermiş olduğu hızlı büyüme grafiğinin sonucu olarak enerji ihtiyacı da büyük ölçüde artmıştır. Türkiye son 10 yıllık dönemde OECD ülkeleri içerisinde enerji talep artışının en hızlı gerçekleştiği ülke olmuştur ve bu talebin gelecek on yıllık süreçte iki katına çıkması beklenmektedir. 2015 yılı itibariyle, toplam enerji talebinin sadece %24’ü yerli kaynaklardan karşılanırken, enerji bağımlılığı yaklaşık %76 seviyelerindedir. Türkiye, artan enerji talebini karşılayabilmek, mevcut kalkınma ivmesini sürdürebilmek ve enerji ithalatını düşürmek amacıyla yenilenebilir enerji kanunu yürürlüğe sokmuş ve 2009 Kyoto Protokolü’nün imzalanmasıyla birlikte çevre ve hava kirliliğini bertaraf etmek üzere, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının teşvik edilmesi, sera gazı emisyonlarının azaltılması gibi bir dizi hedefler belirlemiştir. Bu hedeflerin başında, yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretimini 2023 yılına kadar %30 artırarak toplam enerji tüketiminin %20’sini sadece bu kaynaklardan temin etmek bulunmaktadır.

Hazır set halindeki tak çalıştır solar kutu sistemleri incelerseniz seviniriz.

Bir cevap yazın